SEDA GÖK / ANKARA 
Türkiye’de son günlerde çeşitli olaylar ile gündeme gelen güvenlik işçileri, gerek çalışma hakları gerekse toplumdaki ‘itibarsızlaştırma’ konusunda yaşadıkları sorunlara çözüm arıyorlar.
Türkiye’de tahminen 1 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olan güvenlik sektöründe bugün irili ufaklı 1500 firma faaliyet gösteriyor. Temmuz ayı itibariyle ülke genelinde 624 bin kişi silahlı, 368 bin kişi silahsız olmak üzere toplam 992 bin 721 kişi özel güvenlik kimlik kartına sahip. Silahlı ve silahsız olmak üzere 284 bin 399 özel güvenlik görevlisi aktif olarak sektörde çalışıyor. Öte yandan silahlı ve silahsız olmak üzere 1 milyon 506 bin kişi güvenlik görevlisi adayı olmak üzere sertifika almış birey bulunuyor. 180 bini ise kamuda görev yapıyor.

Ekonomi gazetecileri ile bir araya gelen Güvenlik-İş Güvenlik ve Savunma İşçileri Sendikası Başkanı Ömer Çağırıcı, özel güvenlik işçilerinin toplumda istediği saygınlığı alamadığını söyledi. Çağırıcı, “Özel güvenlik görevlisi, vuruluyor ama gazi olması gerekirken olmuyor. Doğuda çatışmada ölüyor ama şehitlik hakları verilmiyor. Özellikle hastanelerde çalışanlar ciddi şiddete maruz kalıyorlar. Acil servislerde sorunlar yaşanıyor. Hastane personelini koruyorlar ama bıçaklanıyorlar. Bu insanlar sabahları helalleşerek evlerinden çıkıyorlar. Basında sektör ve çalışanlar yanlış anlatılıyor. Sessiz bir çığlığımız var. Bunun duyulması gerekiyor” .

Güvenlik işçilerine de gazilik ve şehitlik haklarının verilmesi konusunda bir çalışma yürüttüklerini ve bu konudaki Avrupa ile dünyadaki modelleri incelediklerine değinen Çağırıcı, “Özel güvenlik işçileri olarak 5188 sayılı taşeron işçiler kapsamında bizim ayrı bir kanunumuz var ama bu yetersiz. Biz özel bir taslak hazırlığındayız. İlgili birimlere de bunu sunacağız. Kadroyu en fazla biz hak ediyoruz. Gazilik ve şehitlik haklarımızı istiyoruz. Bu konuyu TBMM’den geçireceğimize inanıyoruz” .
Güvenlik işçilerinin haklarına yönelik olarak Cumhurbaşkanı’na da bir mektup yaSSzdıklarını belirten Çağırıcı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlanmalarının sektörün önemini vurgulamak anlamında etkili olacağını kaydetti.

Günde 20-25 kişinin hayatını kurtarıyoruz
Güvenlik işçilerinin günde 25 kişinin hayatını kurtardığına da dikkat çeken Çağırıcı, “İnsanların hayatını koruyoruz ve kurtarıyoruz ama kendi haklarımızı alamıyoruz” . Fetö soruşturmaları kapsamında sektördeki 64 firmanın özel güvenlik izin belgesinin iptal edildiğini sonrasında bu firmalardan 15 tanesine izinlerinin iade edildiğini anlatan Çağırıcı, ayrıca sektördeki çalışan 285 bin kişinin özel bir araştırma sürecinden geçtiğini kaydetti.

Kadın istihdamına vurgu
Türkiye’deki özel güvenlik sektöründe istihdam edilen personelin yüzde 20’sinin bayanlarda oluştuğuna değinen Çağırıcı, bu oran ile dünya sıralamasında ilk 10 ülke içinde yer aldıklarını vurguladı. Çağırıcı, bu oranın önümüzdeki günlerde daha da artacağını tahmin ettiklerini kaydetti.

1 Milyar dolarlık pazar…
Türkiye’de özel güvenlik sektörünün tahminen 1 milyar dolarlık büyüklüğe sahip ğunu anlatan Çağırıcı, faaliyet gösteren firma sayısının 1500 ğunu söyledi. Çağırıcı, kurumsallaşmış firma sayısının ise 50’yi geçmeyeceğine dikkat çekti.
Sektörde faaliyet gösteren personel verileri hakkında da bilgi veren Çağırıcı, “Temmuz ayı itibariyle ülke genelinde 624 bin kişi silahlı, 368 bin kişi silahsız olmak üzere toplam 992 bin 721 kişi özel güvenlik kimlik kartına sahip. Silahlı ve silahsız olmak üzere 284 bin 399 özel güvenlik görevlisi aktif olarak sektörde çalışıyor. Öte yandan silahlı ve silahsız olmak üzere 1 milyon 506 bin kişi güvenlik görevlisi adayı olmak üzere sertifika almış birey bulunuyor. 180 bini ise kamuda görev yapıyor” diye konuştu.

Uzmanlaşmaya odaklanılmalı
Türkiye genelinde 25 üniversite bünyesinde iki yıllık eğitim veren özel güvenlik bölümünün ğuna değinen Çağırıcı, “Her geçen gün üniversite sayısı artıyor. Bu arkadaşlarımız iki yıl örgün eğitim alıyor. Üniversiteli olarak eğitim kalitesi yükseliyor ama iş bulamıyorlar. Bu da sıkıntı yaratıyor” . Çağırıcı, üniversitelerde verilen eğitimlerde havalimanı güvenliğinde ğu gibi hastane, fabrika, avm, kamu gibi farklı alanlara yönelik uzmanlaşmaya gidilmesi gerektiğini sözlerine ekledi
Öte yandan üniversitelerin dışında Türkiye genelinde 750’nin üzerinde güvenlik eğitimi veren okulun ğunu da anlatan Çağırıcı, bu sayının Türkiye için fazla ğunu vurguladı. Bu okullar arasında yaşanan fiyat rekabetinin eğitim kalitesinin düşmesine neden ğunu anlatan Çağırıcı, “400 TL’ye de 1000 TL’ye de eğitim veren okullar var. Bu okulların açılması son derece kolay. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Bu paraya verilen eğitim kalitesi ne ölçüde olabilir? Bu okullar ağırlıklı olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’de faaliyet gösteriyor. Ayrıca bu okullarda sadece emekli asker ve polislerin de eğitim vermesi sakıncalı” .