Kurultayda ekonomik kriz sürecinde işçi sınıfının karşılaştığı sorunlar masaya yatırıldı, çözüm tartışıldı.

Kurultay'a, Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Çağırıcı ve Türk-İş'e bağlı birçok sendikanın yönetici ve üyeleri katılım sağladı. Kurultay'da konuşma gerçekleştiren Genel Başkan Ömer ÇAĞIRICI, özelleştirme ve taşeron işçilerin sorunları ve talepleri konularına değindi.

Genel Başkan ÇAĞIRICI'nın konuşmalarından satır başları:

'ŞEKER FABRİKALARI ÖZELLEŞTİ, ÜYELERİMİZ İŞTEN ATILDI'

Şeker fabrikalarında çalışan özel güvenlik çalışanları bizim üyelerimizdi. Özel bir televizyonun canlı yayın programında Ak Parti Grup Başkanvekili bir konuşma lüks izmir. Ve iki kez bunu lüks izmir. Eylemler olmuştu. Yaptığı konuşmada 'Buradan bütün işçilere sesleniyorum benim ağzımdan çıkan sözler hükümetin sözüdür. Şeker fabrikalarında çalışan işçilerimize hiçbir şey olmayacak, herkes işinde çalışmaya devam edecek. Aksine üretim artacak' . O beyfendi şimdi yok. Şeker fabrikalarını görüyoruz. İşçilerimize üyelerimize tebligatlar yapıldı. Üyelerimizn hepsi işten atıldı. Hani kimse işten atılmayacaktı? Hani fabrikalar daha sağlıklı bir şekilde yaşayacaktı?

'KAMUDA TAŞERON OLMASIN'

Bir kadro süreci yaşadık. Bu kadroda bilinen yanlışlıklar var. Türkiye'de kadro denildiği zaman ilk akla gelen Karayolları işçileridir. Kadro verilmesini sağlayan Yol-İş'in işçileridir, Karayolu işçileridir. Yol-İş'in ve Türk-İş'in açtığı dava sonucu Yargıtay'ın verdiği karar vardı. O zaman hükümet o karara uymadı. İşçiler yalın ayak yürüdü. Tandoğan'da 50 bin kşilik miting yapıldı. Herkes kadro verilmesini haykırdı. Kadro hareketi Türk-İş öncülüğünde başladı.

Dönemin bakanı 'Amasız fakatsız şartsız kamuda çalışan tüm taşeron işçileri kadro alacak' . Karşımızda konuşan devletin bakanı, resmi ağız. Biz yasama değiliz, yürütme değiliz, biz talep merciiyiz. Cumhurbaşkanı kararnamesinde taşeronda ama varmış fakat varmış. Herkese kadro verilmediğini de gördük. Belediyede çalışan arkadaşlar var. Önceden taşeron firma üzerinde çalışıyordu. Şimdi öteki şirkete koydular. Öyle çalışıyorlar. KİT'lerde çalışan arkadaşlar kadroya alınmadı. Kadroya alınmayan arkadaşlar 'Biz üvey evlat mıyız' diyor. Kamuda arıtk taşeron diye bir şey olmasın, kamu tek vücut olsun.